Kitapkokusu 9. Öykü Yarışması sonuçlandı.

Kitapkokusu 9. Öykü Yarışması'nda Kadri Kerem Karanfil "Nefret" adlı öyküsüyle birinciliğe seçildi. En faydalı eleştiri ödülü ise Cevdet Denizaltı'nın oldu.

 

Yarışma öykülerine ulaşmak için tıklayınız.

 

--------------------------------------------------------------------------------------------

İstanbul'un kehanetleri roman oldu

Yazar Nihan Azizlerli'nin, İstanbul'un kuruluşunu ve o dönemin yaşayışını günümüze kadar ulaşan binlerce yıllık kehanetlerle kurgulayarak kaleme aldığı ''İstanbul'un En Eski Öyküsü: Kehanet'' adlı romanı, okurla buluştu.

Şenocak Yayınları'ndan çıkan kitapta, İstanbul'un, Roma İmparatoru 1. Constantinus tarafından 330 yılında, erguvanların açtığı günlerdeki kuruluşu ve sonraki yılları, bilgiye sahip çıkmaya çalışan 22 kişiden oluşan ''Sır Sahipleri'' adlı bir örgütün gizemli dünyası ve günümüzdeki bir araştırmacı bakış açısıyla renklendiriliyor.

İstanbul'un milattan önceye dayanan büyülü anıtları, hamamları, tiyatroları, evleri, yer altındaki gizli tünelleri, sarnıçları ve hipodromunun kurgulanmış öykü şeklinde anlatıldığı romanda, kentin M.Ö. 7. yüzyılda Megaralılar tarafından kuruluşundan bugüne ulaşan kehanetleri de öykü ile yoğrulmuş olarak okura sunuldu.

Kitapta anlatılan İstanbul'un kehanetlerinden bazıları şöyle:

  • M.Ö. 7. yüzyılda kendilerine yeni bir yer arayan Megaralılar, Delphi kahinine danıştı. Kahin onlara 'körlerin ülkesinin karşısı'nı işaret etti. Şifreli konuşan kahinin dediklerini anlamaya çalışan Megaralılar, körleri Khalkedon'da (Kadıköy) buldu. Güzelim boğaz ve Sarayburnu'nu görmeyip, Kadıköy'e yerleşenler, ancak 'kör' olabilirdi. Megalılar, bunun üzerine Delphi kahininin kehaneti ile Sarayburnu'na yerleşti.
  • İstanbul'un milattan önceki dönemde kurulduğu alanı ilk belirleyen bir karga oldu. Kent kurulurken kesilen kurbandan aldığı bir et parçasını kaçıran karga, Sarayburnu'na kondu. Bu karga bir alamet kabul edildi ve kent, Sarayburnu'na inşa edildi.
  • Roma döneminde İmparator 1. Constantinus, İstanbul'u yeniden inşa etmeye çalışırken kuşlar inşaat taşlarını çalıp sürekli olarak Sarayburnu tarafına taşıdır. Büyük Saray, bu nedenle ilk kez bugünkü Sultanahmet yakınlarında Sarayburnu'na kuruldu.
  • Roma döneminde kent kurulurken bir yılan yuvasından çıkar ve onu gören bir kartal havalanır. İki hayvan uzun mücadele sonrası yere düşer. Yılan öldürülür, kartal tebrik edilir. Müneccimler şu kehanette bulunur: 'Bu kent yeryüzündeki bütün şehirlerden daha fazla şan ve üne kavuşacak ama iki deniz arasında hep meyledecek.'
  • Roma İmparatoru Constantinus'a bir kahin, kent kurulurken şöyle dedi: 'İmparatorum bu şehir ve taht senin neslinindir. Ta ki gemiler karadan yürüyene dek.' (Osmanlı İmparatorluğu, kenti Bizans İmparatorluğu'nun elinden gemileri karadan yürüterek aldı)
  • İstanbul'da Bizans döneminde yer alan iki sütun (Theodosius ve Arkadius sütunları), üzerinde kentin tüm geleceğinin yazılı olduğu kehanetinde bulunulur. Günümüzde her iki sütundan da küçük kalıntılar mevcuttur. Sütunların üzerindeki süslemeli kuşaklarda herkes kendi hayatından sahneler görebilirmiş.
  • Bizanslılar, İstanbul'u kuran ve bitirecek her iki imparatorun hem kendilerinin, hem de annelerinin isminin aynı olacağına inanıyordu. Şehri kendi adını vererek kuran I. Constantinus, Türkler fethettiğinde imparator olan ise 11. Constantinus'tur. Her iki imparatorun annesinin adı da Helena'dır.
  • Osmanlı hanedanının 7. yöneticisinin, Bizans'ı yöneten son hanedanın 7. yöneticisini yeneceği söyleniyordu. Fatih Sultan Mehmet, Osmanlı'nın 7. padişahı, 11. Constantinus ise Bizans'ın son hanedanının 7. imparatorudur.

AZİZLERLİ'NİN GÖRÜŞÜ

İstanbul Üniversitesi Klasik Arkeoloji Fakültesi'ni bitiren, bu alanda yüksek lisans yapan Nihan Azizlerli, 10 yıl boyunca çeşitli özel televizyon kanallarında editör, haber müdürü, spiker olarak görev yaptı.

Azizlerli,  2010 yılında ''Avrupa Kültür Başkenti'' olacak İstanbul'un, Roma, Bizans ve Osmanlı imparatorluğuna başkentlik yaptığını ve her dönemde dünyanın en ilgi çeken kentlerinden olduğunu anlattı.

''Arkeolojiye olan merakım ve İstanbul'un ilgiye değer tarihi dokusu beni bu romanı yazmaya yöneltti'' diyen Azizlerli, Bizans döneminin İstanbul'unu anlatan çok sayıda akademik kitap bulunmasına rağmen, Türkçe yazılmış romanların sayısının yok denecek kadar az olduğunu kaydetti.

''Kehanet''in bu eksikliği büyük bir başarıyla doldurduğuna inandığını ifade eden Azizlerli, ''Romanda kurgu yanında tarihi gerçeklere de yer verdim'' diye konuştu.

Ünlü yazarlar Christian Jacq ve Dan Brown'ın bazı ünlü büyük kentleri kitaplarında yücelttikleri gibi kendisinin de romanında İstanbul'u onurlandırdığını ifade eden Azizlerli, ''Kehanet'te, öncesi ve sonrasıyla, kaderi kehanetlerle belirlenmiş, Paganlık ve Hristiyanlık arasında gidip gelen Doğu Roma Başkenti'nin soluk kesen ilk 100 yılını ilgiyle okuyacaksınız'' dedi.

--------------------------------------------------------------------------------------------

İhsan Oktay Anar'a Ödül

Puslu Kıtalar Atlası, Kitab-ül Hiyel, Efrâsiyâb’ın Hikâyeleri, Amat, Suskunlar romanlarının yazarı İhsan Oktay Anar, 2009 Erdal Öz Edebiyat Ödülü'nün sahibi oldu.

Hulki Aktunç'un “tarihlerden yeni tarihler, ülkelerden yeni ülkeler, kentlerden yeni kentler, kişilerden de yeni kişiler üreten bir ravi-yi ahbar” olarak nitelendirdiği yazar İhsan Oktay Anar, 2009 Erdal Öz Edebiyat Ödülü'nün sahibi oldu.

Can Yayınları’nın kurucusu Erdal Öz’ün anısını yaşatmak amacıyla ailesi tarafından verilen Erdal Öz Edebiyat Ödülü, bu yıl, "edebiyatımıza kazandırdığı birbirinden önemli romanları, bu romanlarda ortaya koyduğu özgün üslubu" nedeniyle İhsan Oktay Anar’a veriliyor. Ödül töreni, Erdal Öz’ün doğum günü olan 26 Mart’ta Pera Müzesi’nde yapılacak.

Doğan Hızlan, Cevat Çapan, Jale Parla, Nüket Esen, Semih Gümüş, Enis Batur ve Can Yayınları temsilcisinden oluşan Seçici Kurul, kararı 15 Mart Pazar günü Can Kitabevi’nde yaptığı toplantıda aldı.

Ödül geçen yıl şair Gülten Akın'a verilmişti.

ROMANI YENİDEN TARİHSELLEŞTİREN YAPITLAR
İlk öyküsü “Kâfirler İçin Apologya” Nisan 1985’te Morköpük dergisinde çıktı. İlk romanı Puslu Kıtalar Atlası, Hulki Aktunç’un önsözüyle yayınlandı. Hulki Aktunç, Anar’ı “tarihlerden yeni tarihler, ülkelerden yeni ülkeler, kentlerden yeni kentler, kişilerden de yeni kişiler üreten bir ravi-yi ahbar” olarak nitelendirdi. Anar’ın yapıtlarının tarihsel romanlar olmaktan öte, tarihsel olandan yeni bir roman çıkaran, diğer yandan da romanı yeniden tarihselleştiren yapıtlar olduğu belirtildi. Kitab-ül Hiyel: Eski Zaman Mucitlerinin İnanılmaz Hayat Öyküleri adlı romanında, bir efsaneden yola çıktı. Efsanede, gücünü uzun saçlarından alan Samson’un yerine, gücünü aklından ve aklının gittikçe uzayan gücünden alan insanın trajedisi fantastik bir serüvenle işleniyordu. Kitabın ana teması olan bu konu, insanın doğaya hükmetme erkini eline geçirme ve dolayısıyla sonsuzluğa egemen olma tutkusuna dönüşen ussal çabasının, sonuçta insana mutluluk getirmemesi biçiminde özetlenebilir. Efrâsiyâb’ın Hikâyeleri adlı yapıtı İngiltere’de 476 Oyuncuları tarafından sahnelendi. Yazarın yayınlanmış yapıtları: Puslu Kıtalar Atlası (1995), Kitab-ül Hiyel (1996), Efrâsiyâb’ın Hikâyeleri (1998), Amat (2005) Suskunlar (2007).

İHSAN OKTAY ANAR
İhsan Oktay Anar, 1960 yılında Yozgat’ta dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini İzmir’de tamamladı. Lisans, master ve doktora öğrenimini Ege Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde yaptı. Halen aynı üniversitede öğretim üyesi olarak görev yapıyor.

--------------------------------------------------------------------------------------------

İlk Süpermen dergisi satılıyor

"Süpermen"in 1938'de yayımlanan ilk çizgi romanı, internette satışa çıkarıldı.

 

İnsanüstü yeteneklere sahip "Süpermen"in 1938'de yayımlanan ilk çizgi romanı, internette açık artırmayla satışa çıkarıldı.

Derginin ilk satış fiyatı, yayımlandığı tarihteki gibi 10 sent olarak açıklandı. Ancak kısa zamanda derginin fiyatı fırlayıp 200 bin dolar sınırını aştı.

Açık artırma 13 Mart'ta sona erecek.

Dergi kapağında, mavi kostüm ve kırmızı pelerinli ünlü kahraman, korku dolu gözlerle sağa sola kaçışan insanların arasında bir otomobili havaya kaldırmış olarak görülüyor.

 

 

--------------------------------------------------------------------------------------------

Bilimkurgu yazarı Philip Jose Farmer öldü

75 romanı bulunan yazar, 3 kez Hugo ödülü almış, 2001 yılında ise Bilimkurgu Büyük Üstad Ödülü'ne layık görülmüştü.

''Riverworld'' ve ''World of Tiers'' serileriyle tanınan Farmer'in 1952 yılında yayımlanan ilk hikayesi olan ''The Lovers'', türünde cinselliği ele alan ilk kitaplardan biri olarak bilimkurgu dünyasının dikkatini çekmişti. Bu hikaye daha sonraki bilimkurgu yazarlarını da etkilemiş ve Robert Henley, türünde bir klasik kabul edilen ''Stranger in a Strange Land'' adlı romanını Farmer'a ithaf etmişti.

Farmer'ın son romanı ''The City Beyond Play'' 2007 yılında basılmıştı.

 

Philip Jose Farmer'in resmi internet sitesinde verilen bilgide, 91 yaşındaki yazarın uykusunda hayata veda ettiği açıklandı.

--------------------------------------------------------------------------------------------

Kitap Fuarı yolculuğuna Bursa ile devam ediyor

Bu yıl yedincisi düzenlenecek olan Bursa Kitap Fuarı, 28 Şubat 2009 Cumartesi günü kapılarını kitapseverlere açıyor.

Tüyap Bursa Fuarcılık A.Ş ve Türkiye Yayıncılar Birliği işbirliği ile TÜYAP Bursa Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek olan Bursa 7. Kitap Fuarı, 28 Şubat - 8 Mart 2009 tarihleri arasında TÜYAP Bursa Fuarcılık A.Ş. tarafından Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Uludağ Üniversitesi desteği ile 28 Şubat - 4 Mart 2009 tarihleri arasında hazırlanan Bursa 5. Yurtiçi - Yurtdışı Eğitim Fuarı ile eş zamanlı olarak açılacak. Yaklaşık 200 yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun katılımıyla düzenlenecek olan Bursa 7. Kitap Fuarı’nda söyleşi, panel, şiir dinletisi ve okuma saati gibi 90 kültür ve edebiyat etkinliğinde 350 yazar, sanatçı, bilim insanı, gazeteci ve politikacı konuşmacı olarak yer alacak; yaklaşık 600 yazar okurlarıyla buluşup, kitaplarını imzalayacaktır.

YAZARLAR BURSA YOLCUSU
Bursa 7. Kitap Fuarı bu sene oldukça yoğun bir etkinlik programıyla Bursalı ziyaretçilerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Fuar süresince, imza günleri ve etkinliklerde Füruzan, İlber Ortaylı, Ataol Behramoğlu, Nihat Behram, Server Tanilli, Gülten Dayıoğlu, Zeynep Oral, Ahmet Ümit, Erdal Sarızeybek, Şükran Soner, Mustafa Balbay, Hikmet Çetinkaya, Cezmi Ersöz, Nihat Genç, Banu Avar, Yılmaz Odabaşı, Ece Temelkuran, Enver Aysever, İpek Ongun, İclal Aydın, Muzaffer İzgü gibi pek çok değerli yazar ve şair imza günleri ve etkinliklerde okurlarıyla bir araya gelecek.

8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ TÜYAP’TA KUTLANIYOR
TÜYAP ve Nilüfer Belediyesi’nin 8 Mart 2009 tarihinde düzenleyeceği ortak etkinlikler kapsamında söyleşi, panel, belgesel film gösterimi ve müzik dinletisiyle 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlanacak. Programda Zeynep Oral “Kadın Olmak” üzerine, Füruzan ve Birsen Ferahlı “Okumak, Yazmak ve Hayatı Anlamak” üzerine söyleşilerde konuşmacı olarak yer alacak, ardından Emel Çelebi’nin yönettiği belgesel film “Gündelikçi” oyuncu Yıldız Ay’ın katılacağı bir söyleşi ile gösterilecek. Program Nilüfer Belediyesi İkinci Bahar Kadın Korosunun dinletisiyle sona erecek.

--------------------------------------------------------------------------------------------

Tolkien’in meçhul kitabı ilkbaharda basılacak

J.R.R. Tolkien’in, hakkında çok şey bilinmeyen, yazarlığının ilk dönemine ait bir kitabının ilkbaharda basılacağı bildirildi.

Tolkien’in, “Hobbit” ve “Yüzüklerin Efendisi” üçlemesini yazmadan önce kaleme aldığı “The Legend of Sigurd and Gudrun” (Sigurd ve Gudrun’un Efsanesi) adlı kitap, eski Norse mitolojisinde geçen epik öykülerin manzum tarzda kaleme alınmasıyla oluşmuş.

 

Houghton Mifflin Harcourt Yayınevi’nden mayıs ayında piyasaya çıkacak olan kitapta, Tolkien’in giriş yazısı ile oğlunun notları da yer alacak.

Kitabın 1920’li ve 1930’lu yıllarda, J.R.R. Tolkien Oxford Üniversitesi’nde ders verirken yazıldığı belirtildi. Tolkien, 1973 yılında ölmüştü.

 

--------------------------------------------------------------------------------------------

2008’in en çok satan kitapları

Geçen yıl Türkiye’de 32 bin çeşit yeni kitap basıldı. Türkiye Yayıncılar Birliği Genel Sekreteri Metin Celal’e göre, satış rakamları düşüyor, çeşitler artıyor. Uzun yıllardır şiir kitaplarının çok satanlar listesinde yer almadığını söyleyen Celal, şiir kitaplarının okunmamasının en önemli nedenini şiir kitaplarının okuruna ulaşamaması olarak görüyor. İnternet kitapçıları İdeefixe ve Kitap Yurdu’nun çok satanlar listelerinde de hiç şiir kitabı yok.

 

 

2008 YILI EN ÇOK SATANLAR LİSTESİ
Türkiye Yayıncılar Birliği’nin verilerine göre 2008’de en çok satan kitaplar:

1) Cahillikler Kitabı / John Lloyd - NTV Yayınları
2) Olasılıksız / Adam Fawer - A.P.R.I.L. Yayınevi
3) Masumiyet Müzesi / Orhan Pamuk - İletişim Yayınları
4) Allah İle Aldatmak / Yaşar Nuri Öztürk - Yeni Boyut Yayınları
5) Diriliş - Çanakkale 1915 / Turgut Özakman - Bilgi Yayınevi
6) Siz Kimi Kandırıyorsunuz / Soner Yalçın - Doğan Kitapçılık
7) Empati / Adam Fawer - A.P.R.I.L. Yayınevi
8) Kadından Kentler / Murathan Mungan - Metis Yayıncılık
9) Son Ada / Zülfü Livaneli - Remzi Kitabevi
10) Yaşama Yerleşmek / Üstün Dökmen - Remzi Kitabevi

(ntvmsnbc)

--------------------------------------------------------------------------------------------

‘Kadından sakıncalı’ öyküler

İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda sakıncalı bulunan “Yedi Tepeli Aşk” oyununun temsiline ara verilmişti. Kadın yazarlar, “sakınca öyle olmaz, böyle olur” diyerek sakıncalı öykülerden oluşan “fırlama bir antoloji” hazırlığına girişti.
Yazar sendikaları kadın yazarlara çağrı yaparak, “olabildiğince sakıncalı birer öykülerini” göndermelerini istedi... Sakıncadan kasıt ne miydi? Cinsel olan, ahlaki ve siyasi olan, toplumu kendi bakış açılarına göre terbiye etmeye kalkışanları topa tutan...“Yedi Tepeli Aşk” oyununun beş yazarından biri olan Ayşe Kilimci şu ana kadar 41 “sakıncalı” öykünün kendisine ulaştığını belirtti. Kilimci şimdi cesur erkek yayınevi yöneticileri arıyor ve kadınlara çağrıda bulunuyor: “Sakıncalı öyküleri olanlar aysekilimci@hotmail.com adresine yazsın.”

(ntvmsnbc)

--------------------------------------------------------------------------------------------

H.Potter’ın yazarına Legion d’Honneur nişanı

Ünlü fantastik roman dizisi Harry Potter’ın yazarı J.K. Rowling’e Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy tarafından birinci dereceden “Legion d’Honneur” nişanı verildi.
Elisee Sarayı’nda düzenlenen törende ödülünü Sarkozy’nin elinden alan İngiliz yazar Rowling, “ödüle gerçekten layık olduğumu söyleyemem, ama benim için kişisel bir anlamı var” dedi.

 

Büyük büyük babalarından birinin 1. Dünya Savaşı’nda Fransız ordusunda savaştığını ve Verdun Muharebesi’ndeki cesareti nedeniyle 1924’de aynı nişanı aldığını belirten Rowling, “bunun ailesinin aldığı ikinci Legion d’Honneur nişanı” olduğunu söyledi.

Rowling ayrıca Fransız okuyucularına, Harry Potter serisinin baş kötü karakterine bir fransız ismi, “Voldemort” ismini vermesi nedeniyle kendisine kızmadıkları için teşekkür etti.

“Bir Fransız dostu olarak taşıdığım Fransız kanından her zaman gurur duydum” diyen Rowling, romandaki baş kötü karakter için hem güç, hem de egzotizmi çağrıştıran bir isim seçmek istediğini belirtti ve “Voldemort yüzde yüz İngilizdir” diye konuştu.

Konuşmasını akıcı bir Fransızca ile yapan Rowling, aralarında çocukların da bulunduğu dinleyicilerden Fransızcayı aksanlı konuştuğu için özür dilerken, bir zamanlar İskoçya’da Fransızca öğretmenliği yaptığını da hatırlatmayı ihmal etmedi.

Sorkozy ise nişanı vermeden önce yaptığı konuşmada, Rowling’e yazdığı uluslararası üne sahip Harry Potter serisi ile gençlere ve çocuklara yeniden okuma zevki aşıladığı için takdirlerini sundu.

Sarkozy, “genç insanlara okuma zevkini yeniden tatma imkanı verdiniz. Sizin sayenizde, okumanın bir ceza değil, bir mutluluk kaynağı olduğunu anladılar” dedi.

2003 yılında serinin “Harry Potter ve Zümrüdü Anka Yoldaşlığı” adlı 5. cildi, daha Fransızcıya çevrilmeden, Fransa’da en çok satan kitaplar listesinde birinci olan ilk İngilizce kitap olmuştu.

(ntvmsnbc)

--------------------------------------------------------------------------------------------

‘Yayıncılık krizden daha beter bir durumda’

Türkiye Yayıncılar Birliği Genel Sekreteri Metin Celal, kitap sektörünün küresel krizden etkilendiğini belirterek, “Yayıncılık krizde değil, krizden daha beter bir durumda” dedi.
Metin Celal, yayıncılık sektörünün 2000’li yılların başından bu yana hemen her yıl küçüldüğünü söyledi. Yayıncıların yıllık ciro kaybının yüzde 30’ları bulduğunu ifade eden Celal, “Yayıncılık krizde değil, krizden daha beter bir durumda. 2001’de yayıncılık da tüm diğer sektörler gibi krize girdi. Ama diğer sektörlerde kriz geçip giderken, yayıncılıkta kalıcı oldu. Çünkü yayıncılığın kangrenleşmiş sorunlarını çözmek için herhangi bir çalışma yapılmamıştı” diye konuştu.

 

Celal, yayıncıların sektördeki daralmayı aşmak için kendilerince çözümler bulmaya çalıştıklarını kaydederek, daha çok çeşit kitap üretmek, fiyat indirimleri, ödemelerde vadelerin uzatılması gibi günü kurtarmaya yönelik önlemlerin var olduğunu, bunların çoğunun da sektöre yeni sorunlar yaratmaktan başka bir işe yaramadığını ileri sürdü.

“Yayıncılığın kronikleşmiş, çözülmeden bırakılmış sorunları var. Bunlardan birincisi sektörleşememe” diyen Metin Celal, yayıncılığın, devletin sanayi politikaları açısından bir sektör olarak görülmediğini ve bu nedenle de KOBİ’lerin yararlandığı fuarlara katılım gibi olanaklardan, düşük faizli krediler gibi desteklerden yararlanamadığını savundu.

KORSAN YAYINLAR ZARAR VERİYOR
Celal, kitap okuma oranlarının düştüğünü, gençler ve çocukların kitaba olan ilgisi azaldığını ifade ederek, korsan yayınların da her yıl yazarların ve yayıncıların kazançlarının yüzde 40’ını çalmaya devam ettiğini vurguladı.

Gazete ve dergilerin promosyon olarak sürekli kitap dağıtmasının büyük bir haksız rekabet yarattığını iddia eden Celal, gazetelerin tiraj alması sağlanırken yayıncılık sektörüne büyük darbeler vurulduğunu öne sürdü.

Metin Celal, ekonomik krizin daha lafı edilmeye başlandığında vatandaşın satın almaktan ilk vazgeçtiklerinin “kitap ve CD” gibi kültürel ürünler olduğunu dile getirerek, sözlerine şöyle devam etti:

“Krizin gelmekte olduğunu kitapçılardaki durgunluktan anlamamıştık. Yayıncılar Mart 2008’den beri düşen satışlardan söz ediyorlar. Kriz söylentileri arttıkça, kitap satışlarındaki düşüş de fazlalaşıyor. Yayıncı ürettiği kitabın tümünü satsa maliyeti karşılayamayacak ama kitap fiyatlarını da artırması mümkün değil. Çünkü, mevcut kitap fiyatları bile pahalı bulunup okur korsan yayına yönelirken, bir de zam yapmak akıl dışı. Yayıncılar açıkça sermayeden yiyorlar ve bir süre sonra kitap basamaz hale gelecekler.”

KİTAP SATIŞLARI HIZLA DÜŞÜYOR
Ekonomik krizin ödeme sistemlerini de allak bullak ettiğini belirten Celal, satın aldığı kitapları öngördüğü sürede satamayan kitapçıların, ödemelerin vadesini uzatmaya çalıştıklarını bildirdi.

Celal, “hızla düşen kitap tirajlarının yarattığı açığı kapatmak amacıyla çözüm olarak bulunan daha çok çeşit kitap üretme politikasının” da kötü sonuçlar vermeye başladığını ifade ederek, şöyle konuştu:

“Üretilen birçok kitap, kitap evlerine ulaşamıyor, sergilenmiyor, satışa sunulmuyor. Kitap evlerine ulaşabilen kitapların da sergilenme süresi 2-3 gün. Bazıları paketi bile açılmadan iade ediliyor. Kitap evleri, büyük kampanyalarla sunulan çok satışlı kitaplara bel bağladı. Oysa, 10-15 bin sınırını aşıp çok satanlar listesinde yer alabilen kitap çeşidi yılda 40-50’yi geçmiyor.”


KRİZDE “KİTAP OKUYUN” ÖNERİSİ
Beyaz Yayınları sahibi Hidayet Pınarbaşı da kriz dönemlerinde moraller bozulunca ilk akıldan çıkarılanın kitap olduğunu kaydederek, kriz dönemlerinde insanların kitap okuyarak, kendini eğiterek ve eğlenerek, bu durumlarından kurtulabileceklerini dile getirdi.

Pınarbaşı, insanların kitap okuyarak yeniden hayata tutunabileceklerini ancak toplumda “Kitap bir işe yaramıyor” mantığının bulunduğunu savunarak, “İnsanlar kitap okumaya ihtiyaç duymuyorlar. Türkiye’de kitap okumak ihtiyaç olmaktan çıkmış, hatta hiç ihtiyaç olmamış” dedi.

Türkiye’de uzun süredir sadece popüler yazarların ve medya tarafından öne çıkartılmış kitapların satıldığını ileri süren Pınarbaşı, “Sadece ekonomik kriz dönemlerinde değil, kitap sektörü her daim krizde. Yayıncılar uzun süredir oturuyorlar. Kitapçılarda raf sayıları azaldı. Artık kitapçılardan gidip kitap satın alınmaz hale gelindi. Çoğu kitap da internetten satın alınıyor” görüşünü ileri sürdü.

(ntvmsnbc)

--------------------------------------------------------------------------------------------

570 bin sözcük dev sözlükte toplanıyor

Türk dilinin zengin hazinesi, 4 bin sayfalık dev bir sözlükte bir araya getiriliyor. Türk Dil Kurumu’nun (TDK) hazırladığı ve 570 bin 723 sözcüğün yer alacağı Büyük Türkçe Sözlük’ün bu yıl sonunda basılması planlanıyor.

ANKARA - TDK’nın günümüz Türkçesine ait kelimeleri içeren çalışması olan Büyük Türkçe Sözlük’te TDK’nın Güncel Türkçe Sözlüğündeki 117 bin kelimenin yanında, bilim ve sanat terimlerinden yer adlarına, kişi adlarından Türkçe ağızlarındaki sözcüklere kadar her türlü söz varlığı bulunabilecek.

 

Büyük Türkçe Sözlük’te, TDK tarafından değişik tarihlerde hazırlanan, Bilim ve Sanat Terimleri Sözlüğü’ndeki 188 bin 866, Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü’ndeki 217 bin 736, Yer Adları Sözlüğü’ndeki 37 bin 424 ve Kişi Adları Sözlüğü’ndeki 9 bin 697 kelime yer alacak.
(ntvmsnbc)

 

 

Üyeler

 

 

Kitapkokusu Anasayfa

Kitapkokusu Forum

Bize Ulaşın

 

 

Agora Kitaplığı

Altın Kitaplar

Ayrıntı Yayınları

Can Yayınları

İletişim Yayınevi

İnkılap Kitabevi

İthaki Yayınları

Laika Yayıncılık

Metis Yayınları

NTV Yayınları

Remzi Kitabevi

Yapı Kredi Yayınları

 

 

FrpNet

FRP WORLD

Xasiork

Türk Fantazya Birliği

 

---------------------------------

 

Sitemiz

Türk Fantazya Birliği

Üyesidir