--------------------------------------------------------------------------------------------
İstanbul'un kehanetleri roman oldu
Yazar Nihan Azizlerli'nin, İstanbul'un kuruluşunu ve o
dönemin yaşayışını günümüze kadar ulaşan binlerce yıllık
kehanetlerle kurgulayarak kaleme aldığı ''İstanbul'un En
Eski Öyküsü: Kehanet'' adlı romanı, okurla buluştu.

Şenocak
Yayınları'ndan çıkan kitapta,
İstanbul'un, Roma İmparatoru 1.
Constantinus tarafından 330 yılında,
erguvanların açtığı günlerdeki
kuruluşu ve sonraki yılları, bilgiye
sahip çıkmaya çalışan 22 kişiden
oluşan ''Sır Sahipleri'' adlı bir
örgütün gizemli dünyası ve
günümüzdeki bir araştırmacı bakış
açısıyla renklendiriliyor.
İstanbul'un milattan önceye dayanan
büyülü anıtları, hamamları,
tiyatroları, evleri, yer altındaki
gizli tünelleri, sarnıçları ve
hipodromunun kurgulanmış öykü
şeklinde anlatıldığı romanda, kentin
M.Ö. 7. yüzyılda Megaralılar
tarafından kuruluşundan bugüne
ulaşan kehanetleri de öykü ile
yoğrulmuş olarak okura sunuldu.
Kitapta
anlatılan İstanbul'un
kehanetlerinden bazıları şöyle:
-
M.Ö. 7.
yüzyılda
kendilerine
yeni bir yer
arayan
Megaralılar,
Delphi
kahinine
danıştı.
Kahin onlara
'körlerin
ülkesinin
karşısı'nı
işaret etti.
Şifreli
konuşan
kahinin
dediklerini
anlamaya
çalışan
Megaralılar,
körleri
Khalkedon'da
(Kadıköy)
buldu.
Güzelim
boğaz ve
Sarayburnu'nu
görmeyip,
Kadıköy'e
yerleşenler,
ancak 'kör'
olabilirdi.
Megalılar,
bunun
üzerine
Delphi
kahininin
kehaneti ile
Sarayburnu'na
yerleşti.
-
İstanbul'un
milattan
önceki
dönemde
kurulduğu
alanı ilk
belirleyen
bir karga
oldu. Kent
kurulurken
kesilen
kurbandan
aldığı bir
et parçasını
kaçıran
karga,
Sarayburnu'na
kondu. Bu
karga bir
alamet kabul
edildi ve
kent,
Sarayburnu'na
inşa edildi.
-
Roma
döneminde
İmparator 1.
Constantinus,
İstanbul'u
yeniden inşa
etmeye
çalışırken
kuşlar
inşaat
taşlarını
çalıp
sürekli
olarak
Sarayburnu
tarafına
taşıdır.
Büyük Saray,
bu nedenle
ilk kez
bugünkü
Sultanahmet
yakınlarında
Sarayburnu'na
kuruldu.
-
Roma
döneminde
kent
kurulurken
bir yılan
yuvasından
çıkar ve onu
gören bir
kartal
havalanır.
İki hayvan
uzun
mücadele
sonrası yere
düşer. Yılan
öldürülür,
kartal
tebrik
edilir.
Müneccimler
şu kehanette
bulunur: 'Bu
kent
yeryüzündeki
bütün
şehirlerden
daha fazla
şan ve üne
kavuşacak
ama iki
deniz
arasında hep
meyledecek.'
-
Roma
İmparatoru
Constantinus'a
bir kahin,
kent
kurulurken
şöyle dedi:
'İmparatorum
bu şehir ve
taht senin
neslinindir.
Ta ki
gemiler
karadan
yürüyene
dek.'
(Osmanlı
İmparatorluğu,
kenti Bizans
İmparatorluğu'nun
elinden
gemileri
karadan
yürüterek
aldı)
-
İstanbul'da
Bizans
döneminde
yer alan iki
sütun (Theodosius
ve Arkadius
sütunları),
üzerinde
kentin tüm
geleceğinin
yazılı
olduğu
kehanetinde
bulunulur.
Günümüzde
her iki
sütundan da
küçük
kalıntılar
mevcuttur.
Sütunların
üzerindeki
süslemeli
kuşaklarda
herkes kendi
hayatından
sahneler
görebilirmiş.
-
Bizanslılar,
İstanbul'u
kuran ve
bitirecek
her iki
imparatorun
hem
kendilerinin,
hem de
annelerinin
isminin aynı
olacağına
inanıyordu.
Şehri kendi
adını
vererek
kuran I.
Constantinus,
Türkler
fethettiğinde
imparator
olan ise 11.
Constantinus'tur.
Her iki
imparatorun
annesinin
adı da
Helena'dır.
-
Osmanlı
hanedanının
7.
yöneticisinin,
Bizans'ı
yöneten son
hanedanın 7.
yöneticisini
yeneceği
söyleniyordu.
Fatih Sultan
Mehmet,
Osmanlı'nın
7. padişahı,
11.
Constantinus
ise
Bizans'ın
son
hanedanının
7.
imparatorudur.
AZİZLERLİ'NİN
GÖRÜŞÜ
İstanbul
Üniversitesi
Klasik Arkeoloji
Fakültesi'ni
bitiren, bu
alanda yüksek
lisans yapan
Nihan Azizlerli,
10 yıl boyunca
çeşitli özel
televizyon
kanallarında
editör, haber
müdürü, spiker
olarak görev
yaptı.
Azizlerli,
2010 yılında
''Avrupa Kültür
Başkenti''
olacak
İstanbul'un,
Roma, Bizans ve
Osmanlı
imparatorluğuna
başkentlik
yaptığını ve her
dönemde dünyanın
en ilgi çeken
kentlerinden
olduğunu
anlattı.
''Arkeolojiye
olan merakım ve
İstanbul'un
ilgiye değer
tarihi dokusu
beni bu romanı
yazmaya
yöneltti'' diyen
Azizlerli,
Bizans döneminin
İstanbul'unu
anlatan çok
sayıda akademik
kitap
bulunmasına
rağmen, Türkçe
yazılmış
romanların
sayısının yok
denecek kadar az
olduğunu
kaydetti.
''Kehanet''in bu
eksikliği büyük
bir başarıyla
doldurduğuna
inandığını ifade
eden Azizlerli,
''Romanda kurgu
yanında tarihi
gerçeklere de
yer verdim''
diye konuştu.
Ünlü
yazarlar
Christian Jacq
ve Dan Brown'ın
bazı ünlü büyük
kentleri
kitaplarında
yücelttikleri
gibi kendisinin
de romanında
İstanbul'u
onurlandırdığını
ifade eden
Azizlerli,
''Kehanet'te,
öncesi ve
sonrasıyla,
kaderi
kehanetlerle
belirlenmiş,
Paganlık ve
Hristiyanlık
arasında gidip
gelen Doğu Roma
Başkenti'nin
soluk kesen ilk
100 yılını
ilgiyle
okuyacaksınız''
dedi.
--------------------------------------------------------------------------------------------
İhsan Oktay Anar'a Ödül
Puslu Kıtalar Atlası, Kitab-ül Hiyel, Efrâsiyâb’ın
Hikâyeleri, Amat, Suskunlar romanlarının yazarı İhsan
Oktay Anar, 2009 Erdal Öz Edebiyat Ödülü'nün sahibi
oldu.

Hulki
Aktunç'un “tarihlerden yeni
tarihler, ülkelerden yeni ülkeler,
kentlerden yeni kentler, kişilerden
de yeni kişiler üreten bir ravi-yi
ahbar” olarak nitelendirdiği yazar
İhsan Oktay Anar, 2009 Erdal Öz
Edebiyat Ödülü'nün sahibi oldu.
Can
Yayınları’nın kurucusu Erdal Öz’ün
anısını yaşatmak amacıyla ailesi
tarafından verilen Erdal Öz Edebiyat
Ödülü, bu yıl, "edebiyatımıza
kazandırdığı birbirinden önemli
romanları, bu romanlarda ortaya
koyduğu özgün üslubu" nedeniyle
İhsan Oktay Anar’a veriliyor. Ödül
töreni, Erdal Öz’ün doğum günü olan
26 Mart’ta Pera Müzesi’nde
yapılacak.
Doğan
Hızlan, Cevat Çapan, Jale Parla,
Nüket Esen, Semih Gümüş, Enis Batur
ve Can Yayınları temsilcisinden
oluşan Seçici Kurul, kararı 15 Mart
Pazar günü Can Kitabevi’nde yaptığı
toplantıda aldı.
Ödül
geçen yıl şair
Gülten Akın'a
verilmişti.
ROMANI
YENİDEN
TARİHSELLEŞTİREN
YAPITLAR
İlk
öyküsü “Kâfirler
İçin Apologya”
Nisan 1985’te
Morköpük
dergisinde
çıktı. İlk
romanı Puslu
Kıtalar Atlası,
Hulki Aktunç’un
önsözüyle
yayınlandı.
Hulki Aktunç,
Anar’ı
“tarihlerden
yeni tarihler,
ülkelerden yeni
ülkeler,
kentlerden yeni
kentler,
kişilerden de
yeni kişiler
üreten bir ravi-yi
ahbar” olarak
nitelendirdi.
Anar’ın
yapıtlarının
tarihsel
romanlar
olmaktan öte,
tarihsel olandan
yeni bir roman
çıkaran, diğer
yandan da romanı
yeniden
tarihselleştiren
yapıtlar olduğu
belirtildi.
Kitab-ül Hiyel:
Eski Zaman
Mucitlerinin
İnanılmaz Hayat
Öyküleri adlı
romanında, bir
efsaneden yola
çıktı. Efsanede,
gücünü uzun
saçlarından alan
Samson’un
yerine, gücünü
aklından ve
aklının gittikçe
uzayan gücünden
alan insanın
trajedisi
fantastik bir
serüvenle
işleniyordu.
Kitabın ana
teması olan bu
konu, insanın
doğaya hükmetme
erkini eline
geçirme ve
dolayısıyla
sonsuzluğa
egemen olma
tutkusuna
dönüşen ussal
çabasının,
sonuçta insana
mutluluk
getirmemesi
biçiminde
özetlenebilir.
Efrâsiyâb’ın
Hikâyeleri adlı
yapıtı
İngiltere’de 476
Oyuncuları
tarafından
sahnelendi.
Yazarın
yayınlanmış
yapıtları: Puslu
Kıtalar Atlası
(1995), Kitab-ül
Hiyel (1996),
Efrâsiyâb’ın
Hikâyeleri
(1998), Amat
(2005) Suskunlar
(2007).
İHSAN
OKTAY ANAR
İhsan Oktay
Anar, 1960
yılında
Yozgat’ta
dünyaya geldi.
İlk ve orta
öğrenimini
İzmir’de
tamamladı.
Lisans, master
ve doktora
öğrenimini Ege
Üniversitesi
Felsefe
Bölümü’nde
yaptı. Halen
aynı
üniversitede
öğretim üyesi
olarak görev
yapıyor.
--------------------------------------------------------------------------------------------
İlk Süpermen dergisi satılıyor
"Süpermen"in 1938'de yayımlanan ilk çizgi romanı,
internette satışa çıkarıldı.

İnsanüstü
yeteneklere sahip "Süpermen"in
1938'de yayımlanan ilk çizgi romanı,
internette açık artırmayla satışa
çıkarıldı.
Derginin
ilk satış fiyatı, yayımlandığı
tarihteki gibi 10 sent olarak
açıklandı. Ancak kısa zamanda
derginin fiyatı fırlayıp 200 bin
dolar sınırını aştı.
Açık
artırma 13 Mart'ta sona erecek.
Dergi kapağında, mavi kostüm ve kırmızı pelerinli
ünlü kahraman, korku dolu gözlerle sağa sola kaçışan
insanların arasında bir otomobili havaya kaldırmış
olarak görülüyor.
--------------------------------------------------------------------------------------------
Bilimkurgu yazarı Philip Jose Farmer öldü
75
romanı bulunan yazar, 3 kez Hugo ödülü almış,
2001 yılında ise Bilimkurgu Büyük Üstad Ödülü'ne
layık görülmüştü.
''Riverworld'' ve ''World of Tiers''
serileriyle tanınan Farmer'in 1952 yılında
yayımlanan ilk hikayesi olan ''The Lovers'',
türünde cinselliği ele alan ilk kitaplardan biri
olarak bilimkurgu dünyasının dikkatini çekmişti.
Bu hikaye daha sonraki bilimkurgu yazarlarını da
etkilemiş ve Robert Henley, türünde bir klasik
kabul edilen ''Stranger in a Strange Land'' adlı
romanını Farmer'a ithaf etmişti.
Farmer'ın son romanı ''The City Beyond
Play'' 2007 yılında basılmıştı.
Philip Jose Farmer'in resmi internet sitesinde verilen bilgide, 91
yaşındaki yazarın uykusunda hayata veda ettiği açıklandı.
--------------------------------------------------------------------------------------------
Kitap Fuarı yolculuğuna Bursa ile devam ediyor
Bu yıl yedincisi düzenlenecek olan Bursa Kitap Fuarı, 28 Şubat
2009 Cumartesi günü kapılarını kitapseverlere açıyor.
 |
Tüyap Bursa Fuarcılık A.Ş ve Türkiye Yayıncılar Birliği
işbirliği ile TÜYAP Bursa Uluslararası Fuar ve Kongre
Merkezi’nde düzenlenecek olan Bursa 7. Kitap Fuarı, 28 Şubat
- 8 Mart 2009 tarihleri arasında TÜYAP Bursa Fuarcılık A.Ş.
tarafından Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa Ticaret ve
Sanayi Odası, Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Uludağ
Üniversitesi desteği ile 28 Şubat - 4 Mart 2009 tarihleri
arasında hazırlanan Bursa 5. Yurtiçi - Yurtdışı Eğitim Fuarı
ile eş zamanlı olarak açılacak.
Yaklaşık 200 yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun
katılımıyla düzenlenecek olan Bursa 7. Kitap Fuarı’nda
söyleşi, panel, şiir dinletisi ve okuma saati gibi 90 kültür
ve edebiyat etkinliğinde 350 yazar, sanatçı, bilim insanı,
gazeteci ve politikacı konuşmacı olarak yer alacak; yaklaşık
600 yazar okurlarıyla buluşup, kitaplarını imzalayacaktır. |
YAZARLAR BURSA YOLCUSU
Bursa 7. Kitap Fuarı bu sene oldukça yoğun bir etkinlik programıyla
Bursalı ziyaretçilerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Fuar
süresince, imza günleri ve etkinliklerde Füruzan, İlber Ortaylı,
Ataol Behramoğlu, Nihat Behram, Server Tanilli, Gülten Dayıoğlu,
Zeynep Oral, Ahmet Ümit, Erdal Sarızeybek, Şükran Soner, Mustafa
Balbay, Hikmet Çetinkaya, Cezmi Ersöz, Nihat Genç, Banu Avar, Yılmaz
Odabaşı, Ece Temelkuran, Enver Aysever, İpek Ongun, İclal Aydın,
Muzaffer İzgü gibi pek çok değerli yazar ve şair imza günleri ve
etkinliklerde okurlarıyla bir araya gelecek.
8 MART DÜNYA
EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ TÜYAP’TA KUTLANIYOR
TÜYAP ve Nilüfer Belediyesi’nin 8 Mart 2009 tarihinde düzenleyeceği
ortak etkinlikler kapsamında söyleşi, panel, belgesel film gösterimi
ve müzik dinletisiyle 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlanacak.
Programda Zeynep Oral “Kadın Olmak” üzerine, Füruzan ve Birsen
Ferahlı “Okumak, Yazmak ve Hayatı Anlamak” üzerine söyleşilerde
konuşmacı olarak yer alacak, ardından Emel Çelebi’nin yönettiği
belgesel film “Gündelikçi” oyuncu Yıldız Ay’ın katılacağı bir
söyleşi ile gösterilecek. Program Nilüfer Belediyesi İkinci Bahar
Kadın Korosunun dinletisiyle sona erecek.
--------------------------------------------------------------------------------------------
Tolkien’in meçhul kitabı ilkbaharda basılacak
J.R.R. Tolkien’in, hakkında çok şey bilinmeyen, yazarlığının
ilk dönemine ait bir kitabının ilkbaharda basılacağı bildirildi.

Tolkien’in, “Hobbit” ve “Yüzüklerin
Efendisi” üçlemesini yazmadan önce kaleme aldığı “The Legend of
Sigurd and Gudrun” (Sigurd ve Gudrun’un Efsanesi) adlı kitap, eski
Norse mitolojisinde geçen epik öykülerin manzum tarzda kaleme
alınmasıyla oluşmuş.
Houghton Mifflin Harcourt Yayınevi’nden mayıs ayında piyasaya
çıkacak olan kitapta, Tolkien’in giriş yazısı ile oğlunun notları da
yer alacak.
Kitabın 1920’li ve 1930’lu yıllarda, J.R.R. Tolkien Oxford
Üniversitesi’nde ders verirken yazıldığı belirtildi. Tolkien, 1973
yılında ölmüştü.
--------------------------------------------------------------------------------------------
2008’in en çok satan kitapları

Geçen yıl Türkiye’de 32 bin çeşit yeni
kitap basıldı. Türkiye Yayıncılar Birliği Genel Sekreteri Metin
Celal’e göre, satış rakamları düşüyor, çeşitler artıyor. Uzun
yıllardır şiir kitaplarının çok satanlar listesinde yer almadığını
söyleyen Celal, şiir kitaplarının okunmamasının en önemli nedenini
şiir kitaplarının okuruna ulaşamaması olarak görüyor. İnternet
kitapçıları İdeefixe ve Kitap Yurdu’nun çok satanlar listelerinde de
hiç şiir kitabı yok.
2008 YILI EN ÇOK SATANLAR LİSTESİ
Türkiye Yayıncılar Birliği’nin verilerine göre 2008’de en çok satan
kitaplar:
1) Cahillikler Kitabı / John Lloyd - NTV Yayınları
2) Olasılıksız / Adam Fawer - A.P.R.I.L. Yayınevi
3) Masumiyet Müzesi / Orhan Pamuk - İletişim Yayınları
4) Allah İle Aldatmak / Yaşar Nuri Öztürk - Yeni Boyut Yayınları
5) Diriliş - Çanakkale 1915 / Turgut Özakman - Bilgi Yayınevi
6) Siz Kimi Kandırıyorsunuz / Soner Yalçın - Doğan Kitapçılık
7) Empati / Adam Fawer - A.P.R.I.L. Yayınevi
8) Kadından Kentler / Murathan Mungan - Metis Yayıncılık
9) Son Ada / Zülfü Livaneli - Remzi Kitabevi
10) Yaşama Yerleşmek / Üstün Dökmen - Remzi Kitabevi
(ntvmsnbc)
--------------------------------------------------------------------------------------------
‘Kadından
sakıncalı’ öyküler
İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda sakıncalı bulunan “Yedi Tepeli Aşk”
oyununun temsiline ara verilmişti. Kadın yazarlar, “sakınca öyle
olmaz, böyle olur” diyerek sakıncalı öykülerden oluşan “fırlama bir
antoloji” hazırlığına girişti.
Yazar sendikaları kadın yazarlara çağrı
yaparak, “olabildiğince sakıncalı birer öykülerini” göndermelerini
istedi... Sakıncadan kasıt ne miydi? Cinsel olan, ahlaki ve siyasi
olan, toplumu kendi bakış açılarına göre terbiye etmeye kalkışanları
topa tutan...“Yedi Tepeli Aşk” oyununun beş yazarından biri olan
Ayşe Kilimci şu ana kadar 41 “sakıncalı” öykünün kendisine
ulaştığını belirtti. Kilimci şimdi cesur erkek yayınevi yöneticileri
arıyor ve kadınlara çağrıda bulunuyor: “Sakıncalı öyküleri olanlar
aysekilimci@hotmail.com adresine yazsın.”
(ntvmsnbc)
--------------------------------------------------------------------------------------------
H.Potter’ın yazarına
Legion d’Honneur nişanı
Ünlü fantastik roman dizisi Harry Potter’ın yazarı J.K. Rowling’e
Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy tarafından birinci dereceden
“Legion d’Honneur” nişanı verildi.
Elisee Sarayı’nda düzenlenen törende
ödülünü Sarkozy’nin elinden alan İngiliz yazar Rowling, “ödüle
gerçekten layık olduğumu söyleyemem, ama benim için kişisel bir
anlamı var” dedi.
Büyük büyük babalarından birinin 1. Dünya Savaşı’nda Fransız
ordusunda savaştığını ve Verdun Muharebesi’ndeki cesareti nedeniyle
1924’de aynı nişanı aldığını belirten Rowling, “bunun ailesinin
aldığı ikinci Legion d’Honneur nişanı” olduğunu söyledi.
Rowling ayrıca Fransız okuyucularına, Harry Potter serisinin baş
kötü karakterine bir fransız ismi, “Voldemort” ismini vermesi
nedeniyle kendisine kızmadıkları için teşekkür etti.
“Bir Fransız dostu olarak taşıdığım Fransız kanından her zaman gurur
duydum” diyen Rowling, romandaki baş kötü karakter için hem güç, hem
de egzotizmi çağrıştıran bir isim seçmek istediğini belirtti ve
“Voldemort yüzde yüz İngilizdir” diye konuştu.
Konuşmasını akıcı bir Fransızca ile yapan Rowling, aralarında
çocukların da bulunduğu dinleyicilerden Fransızcayı aksanlı
konuştuğu için özür dilerken, bir zamanlar İskoçya’da Fransızca
öğretmenliği yaptığını da hatırlatmayı ihmal etmedi.
Sorkozy ise nişanı vermeden önce yaptığı konuşmada, Rowling’e
yazdığı uluslararası üne sahip Harry Potter serisi ile gençlere ve
çocuklara yeniden okuma zevki aşıladığı için takdirlerini sundu.
Sarkozy, “genç insanlara okuma zevkini yeniden tatma imkanı
verdiniz. Sizin sayenizde, okumanın bir ceza değil, bir mutluluk
kaynağı olduğunu anladılar” dedi.
2003 yılında serinin “Harry Potter ve Zümrüdü Anka Yoldaşlığı” adlı
5. cildi, daha Fransızcıya çevrilmeden, Fransa’da en çok satan
kitaplar listesinde birinci olan ilk İngilizce kitap olmuştu.
(ntvmsnbc)
--------------------------------------------------------------------------------------------
‘Yayıncılık krizden daha beter bir durumda’
Türkiye Yayıncılar Birliği Genel Sekreteri Metin Celal, kitap
sektörünün küresel krizden etkilendiğini belirterek, “Yayıncılık
krizde değil, krizden daha beter bir durumda” dedi.
Metin Celal, yayıncılık sektörünün
2000’li yılların başından bu yana hemen her yıl küçüldüğünü söyledi.
Yayıncıların yıllık ciro kaybının yüzde 30’ları bulduğunu ifade eden
Celal, “Yayıncılık krizde değil, krizden daha beter bir durumda.
2001’de yayıncılık da tüm diğer sektörler gibi krize girdi. Ama
diğer sektörlerde kriz geçip giderken, yayıncılıkta kalıcı oldu.
Çünkü yayıncılığın kangrenleşmiş sorunlarını çözmek için herhangi
bir çalışma yapılmamıştı” diye konuştu.
Celal, yayıncıların sektördeki daralmayı aşmak için kendilerince
çözümler bulmaya çalıştıklarını kaydederek, daha çok çeşit kitap
üretmek, fiyat indirimleri, ödemelerde vadelerin uzatılması gibi
günü kurtarmaya yönelik önlemlerin var olduğunu, bunların çoğunun da
sektöre yeni sorunlar yaratmaktan başka bir işe yaramadığını ileri
sürdü.
“Yayıncılığın kronikleşmiş, çözülmeden bırakılmış sorunları var.
Bunlardan birincisi sektörleşememe” diyen Metin Celal, yayıncılığın,
devletin sanayi politikaları açısından bir sektör olarak
görülmediğini ve bu nedenle de KOBİ’lerin yararlandığı fuarlara
katılım gibi olanaklardan, düşük faizli krediler gibi desteklerden
yararlanamadığını savundu.
KORSAN YAYINLAR ZARAR VERİYOR
Celal, kitap okuma oranlarının düştüğünü, gençler ve çocukların
kitaba olan ilgisi azaldığını ifade ederek, korsan yayınların da her
yıl yazarların ve yayıncıların kazançlarının yüzde 40’ını çalmaya
devam ettiğini vurguladı.
Gazete ve dergilerin promosyon olarak sürekli kitap dağıtmasının
büyük bir haksız rekabet yarattığını iddia eden Celal, gazetelerin
tiraj alması sağlanırken yayıncılık sektörüne büyük darbeler
vurulduğunu öne sürdü.
Metin Celal, ekonomik krizin daha lafı edilmeye başlandığında
vatandaşın satın almaktan ilk vazgeçtiklerinin “kitap ve CD” gibi
kültürel ürünler olduğunu dile getirerek, sözlerine şöyle devam
etti:
“Krizin gelmekte olduğunu kitapçılardaki durgunluktan anlamamıştık.
Yayıncılar Mart 2008’den beri düşen satışlardan söz ediyorlar. Kriz
söylentileri arttıkça, kitap satışlarındaki düşüş de fazlalaşıyor.
Yayıncı ürettiği kitabın tümünü satsa maliyeti karşılayamayacak ama
kitap fiyatlarını da artırması mümkün değil. Çünkü, mevcut kitap
fiyatları bile pahalı bulunup okur korsan yayına yönelirken, bir de
zam yapmak akıl dışı. Yayıncılar açıkça sermayeden yiyorlar ve bir
süre sonra kitap basamaz hale gelecekler.”
KİTAP SATIŞLARI HIZLA DÜŞÜYOR
Ekonomik krizin ödeme sistemlerini de allak bullak ettiğini belirten
Celal, satın aldığı kitapları öngördüğü sürede satamayan
kitapçıların, ödemelerin vadesini uzatmaya çalıştıklarını bildirdi.
Celal, “hızla düşen kitap tirajlarının yarattığı açığı kapatmak
amacıyla çözüm olarak bulunan daha çok çeşit kitap üretme
politikasının” da kötü sonuçlar vermeye başladığını ifade ederek,
şöyle konuştu:
“Üretilen birçok kitap, kitap evlerine ulaşamıyor, sergilenmiyor,
satışa sunulmuyor. Kitap evlerine ulaşabilen kitapların da
sergilenme süresi 2-3 gün. Bazıları paketi bile açılmadan iade
ediliyor. Kitap evleri, büyük kampanyalarla sunulan çok satışlı
kitaplara bel bağladı. Oysa, 10-15 bin sınırını aşıp çok satanlar
listesinde yer alabilen kitap çeşidi yılda 40-50’yi geçmiyor.”
KRİZDE “KİTAP OKUYUN” ÖNERİSİ
Beyaz Yayınları sahibi Hidayet Pınarbaşı da kriz dönemlerinde
moraller bozulunca ilk akıldan çıkarılanın kitap olduğunu
kaydederek, kriz dönemlerinde insanların kitap okuyarak, kendini
eğiterek ve eğlenerek, bu durumlarından kurtulabileceklerini dile
getirdi.
Pınarbaşı, insanların kitap okuyarak yeniden hayata
tutunabileceklerini ancak toplumda “Kitap bir işe yaramıyor”
mantığının bulunduğunu savunarak, “İnsanlar kitap okumaya ihtiyaç
duymuyorlar. Türkiye’de kitap okumak ihtiyaç olmaktan çıkmış, hatta
hiç ihtiyaç olmamış” dedi.
Türkiye’de uzun süredir sadece popüler yazarların ve medya
tarafından öne çıkartılmış kitapların satıldığını ileri süren
Pınarbaşı, “Sadece ekonomik kriz dönemlerinde değil, kitap sektörü
her daim krizde. Yayıncılar uzun süredir oturuyorlar. Kitapçılarda
raf sayıları azaldı. Artık kitapçılardan gidip kitap satın alınmaz
hale gelindi. Çoğu kitap da internetten satın alınıyor” görüşünü
ileri sürdü.
(ntvmsnbc)
--------------------------------------------------------------------------------------------
570
bin sözcük dev sözlükte toplanıyor
Türk dilinin zengin hazinesi, 4 bin sayfalık dev bir sözlükte bir
araya getiriliyor. Türk Dil Kurumu’nun (TDK) hazırladığı ve 570 bin
723 sözcüğün yer alacağı Büyük Türkçe Sözlük’ün bu yıl sonunda
basılması planlanıyor.
ANKARA - TDK’nın günümüz Türkçesine ait
kelimeleri içeren çalışması olan Büyük Türkçe Sözlük’te TDK’nın
Güncel Türkçe Sözlüğündeki 117 bin kelimenin yanında, bilim ve sanat
terimlerinden yer adlarına, kişi adlarından Türkçe ağızlarındaki
sözcüklere kadar her türlü söz varlığı bulunabilecek.
Büyük Türkçe Sözlük’te, TDK tarafından değişik tarihlerde
hazırlanan, Bilim ve Sanat Terimleri Sözlüğü’ndeki 188 bin 866,
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü’ndeki 217 bin 736, Yer Adları
Sözlüğü’ndeki 37 bin 424 ve Kişi Adları Sözlüğü’ndeki 9 bin 697
kelime yer alacak.
(ntvmsnbc) |